Bohem Salon Örnekleriyle 8 Sıcak Dekorasyon Fikri
Share
Bir salonun bohem görünmesi için her eşyanın desenli, her duvarın renkli olması gerekmez. Asıl etki, sevdiğiniz dokuları gündelik hayatın içinde rahatça kullanabildiğinizde oluşur. Bohem salon örnekleri incelendiğinde en davetkâr alanların ortak noktası da budur: Sıcak bir oturma düzeni, doğal malzemeler, katmanlı tekstiller ve sahibinin zevkini anlatan küçük detaylar.
Bohem dekorasyon, kusursuz bir katalog görüntüsünden çok yaşanmışlık hissi taşır. Ancak bu, gelişigüzel seçim yapmak demek değildir. Özellikle şehir evlerinde alan sınırlıyken doğru ölçüde puf, dengeli desen kullanımı ve çok amaçlı bir çay köşesi, salonu hem daha karakterli hem de daha kullanışlı kılar.
Bohem salonun karakterini oluşturan detaylar
Bohem salonda masif ahşap, pamuklu ya da dokulu kumaşlar, kilim etkili desenler, bitkiler ve el yapımı hissi veren objeler bir arada çalışır. Renk paleti toprak tonlarında sakin kalabilir ya da turuncu, hardal, petrol yeşili ve kiremit gibi vurgu renkleriyle canlanabilir. Buradaki kritik nokta, tüm öğeleri aynı anda öne çıkarmamaktır.
Örneğin desenli bir pufu merkez parça yapıyorsanız koltuğunuzun büyük yüzeyinde düz bir döşeme tercih etmek odayı sakinleştirir. Duvar rengi açıksa koyu ahşap bir sehpa derinlik verir. Küçük bir salonda çok fazla küçük aksesuar yerine, dokusu güçlü birkaç parça seçmek daha ferah bir sonuç yaratır.
Bohem salon örnekleri ile 8 uygulanabilir fikir
1. Krem koltuk ve kilim desenli puf dengesi
Açık bej, ekru veya taş rengindeki bir koltuk; bohem dekorasyona başlamak için güvenli bir zemindir. Koltuğun önüne kilim motifli, masif ahşap ayaklı bir puf eklediğinizde salon tek hamlede daha sıcak görünür. Puf, yalnızca dekoratif bir parça değildir; misafir geldiğinde ek oturma alanına, dinlenirken ayak uzatmaya ya da üzerine tepsi koyarak geçici sehpaya dönüşebilir.
Bu örnekte desenin yoğunluğunu tek bir pufla sınırlayın. Yanına aynı renk ailesinden iki kırlent ve doğal dokulu bir halı eklemek yeterlidir. Böylece bohem etki korunur, oda kalabalıklaşmaz.
2. İki puflu samimi bir çay köşesi
Pencere önünde veya salonun kullanılmayan bir köşesinde iki puf, iki kırlent ve küçük bir sehpayla keyifli bir çay köşesi kurulabilir. Bu düzen özellikle küçük evlerde büyük bir berjer takımı almadan ek oturma alanı yaratmak isteyenler için pratiktir. Puflar ihtiyaç olduğunda salonun farklı noktalarına taşınabilir.
Sehpanın üzerine seramik fincanlar, küçük bir bitki ve sevdiğiniz bir kitap koyun. Etna Ütopya gibi canlı desenler, nötr duvarlara karşı güçlü bir odak oluşturur. Daha sakin bir görünüm isteyenler ise düz renk pufları desenli kırlentlerle eşleştirebilir.
3. Dar salonda duvarı yukarı doğru kullanmak
Küçük metrekarelerde bohem stilin en büyük riski, zemini gereğinden fazla doldurmaktır. Bu nedenle dekorasyonu biraz da duvarlara taşıyın. Minimal ahşap duvar rafı üzerine birkaç kitap, seramik obje ve sarkan yapraklı bir bitki yerleştirmek, zeminde yer kaplamadan karakter kazandırır.
Rafın altında tek bir pufla küçük bir okuma veya kahve noktası oluşturabilirsiniz. Açık renkli bir duvar önünde ahşabın sıcaklığı belirginleşir. Burada çok sayıda raf veya obje kullanmak yerine nefes alan boşluklar bırakmak daha iyi sonuç verir.
4. Toprak tonlarıyla sakin bir bohem salon
Bohem stil her zaman parlak renkler istemez. Kiremit, taba, kum beji, zeytin yeşili ve kırık beyaz; dingin ama derin bir salon atmosferi kurar. Bu palet, gün ışığı az alan salonlarda dahi sıcak görünür. Ahşap ayaklı düz renk puflar ve keten hissi veren kırlentler, bu yaklaşımın temel parçalarıdır.
Desen kullanmak istiyorsanız yalnızca bir kırlentte veya küçük bir kilimde tercih edin. Özellikle koyu renkli koltuğa sahipseniz açık renk puf ve kırlentler denge sağlar. Sonuç, modası hızla geçmeyen; mevsim değiştikçe küçük dokunuşlarla yenilenebilen bir salon olur.
5. Renkli pufla nötr salona enerji katmak
Beyaz, gri veya antrasit ağırlıklı salonlar bazen fazla düzenli ve mesafeli görünebilir. Böyle bir alanda bohem gökkuşağı dalgası gibi hareketli bir desen taşıyan puf, odanın havasını değiştirebilir. Tek başına bile güçlü bir dekorasyon hamlesidir; bu yüzden çevresindeki renkleri tekrar etmek yerine daha sade bırakmak gerekir.
Pufun desenindeki bir tonu küçük bir mumlukta, çiçek saksısında veya ince bir battaniyede tekrar etmek yeterli bağ kurar. Aynı desenin halı, perde ve kırlentte de kullanılması ise alanı yorabilir. Bohem stilin canlılığı, tekrarın dozunda kaldığında daha zarif görünür.
6. Pencere önünde alçak ve rahat bir dinlenme alanı
Salonunuzda pencere önünde boş kalan bir bölüm varsa, yüksek mobilyalar yerine alçak bir oturma düzeni düşünün. Bir veya iki puf, küçük yuvarlak sehpa ve yere yakın bir aydınlatma bu alanı günün en sevilen köşesine çevirebilir. Özellikle kahve içmek, kısa bir mola vermek veya çocuklarla yerde vakit geçirmek için rahat bir çözümdür.
Bu örnekte pufların kumaşı önem taşır. Günlük kullanıma uygun, dokulu ve kolayca yenilenebilen kılıflar uzun vadede avantaj sağlar. Mevsim değiştiğinde sadece kırlent ya da puf kılıfını değiştirerek köşenin ruhunu yenileyebilirsiniz.
7. Osmanlı motifini ölçülü bir vurgu olarak kullanmak
Osmanlı motifi, bohem salona kültürel bir derinlik katar. Fakat bu güçlü deseni büyük koltuk döşemelerinde kullanmak herkes için doğru tercih olmayabilir. Desenli bir puf, tekli kırlent veya duvara asılan küçük bir tekstil parçası daha dengeli bir uygulamadır.
Motifli parçayı ceviz tonlarında ahşap, düz krem kumaş ve mat seramiklerle birleştirin. Parlak metal, çok fazla simli yüzey veya başka yoğun desenler bu örneğin sakin gücünü gölgeleyebilir. İyi seçilmiş tek bir motif, salonun sıradan görünmesini engellemeye yeter.
8. Misafir geldiğinde büyüyen esnek oturma düzeni
Bohem salonların en sevilen taraflarından biri, fazla resmi olmamalarıdır. Sabit tekli koltuklar yerine puflardan destek alan bir oturma düzeni, misafir sayısı arttığında kolaylık sağlar. Günlük hayatta sehpa yanında duran iki puf, kalabalık bir akşamda herkesin rahatça oturabileceği sıcak bir halkaya dönüşür.
Bu kullanım biçimi için hafifçe taşınabilen, sağlam ahşap ayaklı ve salonun ana renkleriyle uyumlu ürünler seçin. USTAAGAC'ın desenli ve düz renk seçenekleri, aynı odada kontrollü bir karışım kurmak isteyenler için bu esnekliği destekler. İki farklı pufu eşleştirirken ortak bir renk veya benzer ayak tonu seçmeniz yeterlidir.
Seçim yaparken ölçü, desen ve kullanım sırasını belirleyin
Önce salonunuzda en çok neye ihtiyaç duyduğunuzu düşünün: Ek oturma alanına mı, daha sıcak bir görünüme mi, yoksa küçük bir kahve köşesine mi? Cevap, seçeceğiniz parçanın önceliğini belirler. Yalnızca dekoratif etki istiyorsanız tek desenli puf güçlü bir başlangıçtır. Misafir ağırlama ihtiyacınız varsa iki puflu set daha anlamlı olur.
Ölçü konusunda geçiş alanlarını koruyun. Orta sehpa ile koltuk arasında rahat hareket etmeye yetecek boşluk bırakın; pufları kapının açılma yönüne veya balkon geçişine sıkıştırmayın. Küçük bir puf, büyük bir salonda tek başına kaybolabilir. Aynı şekilde iri ve koyu renkli bir model, dar bir alanda beklenenden daha baskın durabilir.
Desen seçiminde de kendi evinizin mevcut dokularını hesaba katın. Halınız hareketliyse düz renk puf daha iyi çalışır. Perde ve koltuklar sade ise kilim, ekose veya Osmanlı motifli bir parça salona aradığı karakteri verir. Bohem görünümün sırrı her şeyi değiştirmekte değil, evinizde zaten sevdiğiniz unsurlara doğru eşlikçileri bulmaktadır.
Salonunuzun en güzel köşesi, fotoğraflarda en kusursuz görünen değil; sabah kahvenizi bırakmak, akşam ayaklarınızı uzatmak ve sevdiklerinizi ağırlamak istediğiniz köşedir. El işçiliği hissi taşıyan bir puf, yumuşak bir kırlent ve doğru yerde duran küçük bir sehpa, o köşeyi gerçekten size ait yapabilir.